maltepe escort alanya Escort ataşehir Escort konya escort porno video manavgat escort David Hilbert Kimdir? | Bilgi Yağmuru
Güncel haberler
Ana Sayfa / Kimdir / David Hilbert Kimdir?

David Hilbert Kimdir?

David Hilbert, 23 Ocak 1862 Königsberg, Almanya’da dünyaya gelmiş bir matematikçiydi. 19. ve 20. yüzyılın başlarında en etkili ve evrensel matematikçilerden biri olarak kabul edilmektedir.

Hilbert, değişmez teori, varyasyonlar hesabı, değişmeli cebir, cebirsel sayı teorisi, geometrinin temelleri, spektral teorisi ve integral denklemlere uygulanması, matematiksel fizik ve temeller gibi birçok alanda geniş bir temel fikir yelpazesi keşfetti ve geliştirdi. Matematik alanında ise özellikle Tanıtlama teorisi’yle ismini duyurmuştur.

Hilbert, Georg Cantor’un set teorisini ve transfinite sayılarını benimsedi ve sıcak bir şekilde savundu. Matematikte ki ününü ise 8 Ağustos 1900 yılında Paris’te düzenlenen Uluslararası Matematikçiler Kongresi’nde ortaya attığı 23 çözülemeyen problemle kazandı. Bu problemler 19. yüzyıl matematiğine damga vurmuştur.

Hilbert ve öğrencileri, Modern Matematik ve Modern Fizik de kullanılan birçok önemli aracı geliştirdi.

Hilbert, “Tanıtlama Teorisi” ve “Matematiksel Mantık”ın kurucularından biri olarak bilinir ve aynı zamanda matematik ve meta-matematik arasında ilk ayrım yapanlar arasında bulunur.

Hayatı

David Hilbert, dönemin Prusya Krallığı’na bağlı Königsberg bölgesinde Otto

ve Maria Therese (Erdtmann) Hilbert çiftinin ilk çocuğu olarak 23 Ocak 1862 tarihinde dünyaya geldi.

1872 yılında, ondan 140 yıl önce ünlü Alman filozof Immanuel Kant’ında eğitim aldığı Frederik Kolejinde (Collegium Fridericianum) eğitim aldı. Ancak okul hayatı istediği gibi gitmedi ve 1879 yılında Fen ağırlıklı eğitim veren Wilhelm Kolejine kaydını aldırdı.

Mezun olduktan sonra 1880 sonbaharında Hilbert, “Albertina” Königsberg Üniversitesi’ne kaydoldu. 1882 başlarında, Litvan matematikçi Hermann Minkowski (Hilbert’den iki yaş küçük ve aynı zamanda Königsberg’li fakat üç dönem boyunca Berlin’e gitmişti) Königsberg’e döndü ve Hilbert ile aynı üniversiteye kaydoldu. Hilbert utangaç, yetenekli Minkowski ile ömür boyu sürecek bir dostluk kurdu.

Kariyer

1884 yılında Alman Matematikçi Adolf Hurwitz, Göttingen’den aynı üniversiteye geldi ve bu üçlü arasında uzun yıllar sürecek bir dostluk da böylece başlamış oldu. Minkowski ve Hilbert bilhassa bilimsel kariyerlerinde çeşitli zamanlarda birbirlerine karşılıklı etkide bulunacaklardı.

Hilbert, 1886-1895 yılları arasında Königsberg Üniversitesi’nde Privatdozent (kıdemli öğretim görevlisi) olarak kaldı.

1895 yılında Felix Klein‘ın tavsiyesiyle birlikte Göttingen Üniversitesi’nde Matematik Profesörü olarak görev almaya başladı.

Klein ve Hilbert’ın olduğu dönemde Göttingen, matematik dünyasında önde gelen kurum oldu ve Hilbert hayatının geri kalanında orada yaşadı.

Hilbert’in öğrencileri arasında Matematikçi Hermann Weyl, Satranç Şampiyonu Emanuel Lasker, Alman Mantıkçı ve Matematikçi Ernst Zermelo ve Carl Gustav Hempel vardı. Macar Yahudisi asıllı Amerikalı matematikçi ve bilgisayar bilimcisi John von Neumann ise asistanıydı.

Onun döneminde daha sonra ünlü matematikçiler arasında isimleri sayılacak olan 69 kadar öğrenci, Hilbert’e doktora tezlerini sunmuştu. Bunlardan bazıları;

  • Otto Blumenthal (1898)
  • Felix Bernstein (1901)
  • Hermann Weyl (1908)
  • Richard Courant (1910)
  • Erich Hecke (1910)
  • Hugo Steinhaus (1911),
  • Wilhelm Ackermann (1925)

1902-1939 yılları arasında Hilbert, zamanın önde gelen matematik dergisi Mathematische Annalen‘in editörlüğünü  de yaptı.

Hilbert’in öğrencilerinden birinin şiir okumak için okulu bıraktığını duyması üzerine verdiği cevap; “İyi matematikçi olmak için yeterli hayal gücüne sahip değildi.”

1920’lerde, Alman matematikçi David Hilbert sonsuzluk kavramını anlamamızın ne kadar zor olduğunu bize göstermek için ünlü bir düşünce deneyi tasarladı. Buna ise kendi ismini verdi bu, “David Hilbert’in Sonsuzluk Oteli” olarak tabir edilecek bir tasvirdi. Bu tasvirin ne olduğunu öğrenmek için en altta kısma eklediğim linkten yazıya ulaşabilirsiniz.

Hilbert, 1925 yıllarında, birincil semptomu “Halsizlik” olan tedavi edilemeyen bir vitamin eksikliği olan, zararlı anemi hastalığına yakalandı.

Asistanı Eugene Wigner bu hastalığın onu “muazzam yorgun” ve “oldukça yaşlı görünüme” maruz bıraktığını ve teşhis edilip tedavi edilmeye başlanmasından sonra bile eskisi gibi olmadığını ifade etmiştir.

O açıklamasında “1925’ten sonra ona baktığınızda neredeyse hiç bir bilim adamı olmadığını ve kesinlikle onun Hilbert olmadığını düşünürdünüz” dedi.

Hilbert, Nazilerin 1933’te Göttingen Üniversitesi’ndeki önde gelen öğretim üyelerini tasfiye ettiğine şahit oldu

Tasfiye edilmeye çalıştıkları arasında Hermann Weyl (1930’da emekli olduğunda Hilbert’in sandalyesini alan), Emmy Noether ve Edmund Landau gibi isimlerde vardı.

Almanya’dan ayrılmak zorunda kalan Paul Bernays, Hilbert ile matematiksel mantık konusunda işbirliği yaptı ve onunla önemli bir kitap olan Grundlagen der Mathematik’i (1934 ve 1939’da iki cilt olarak basıldı) yazdı.

Bu, 1928’den itibaren Hilbert-Ackermann adlı kitabın Matematiksel Mantık İlkeleri kitabının devamıydı. Hermann Weyl’in halefi Helmut Hasse idi.

Yaklaşık bir yıl sonra Hilbert bir yemeğe katıldı ve yeni Eğitim Bakanı Bernhard Rust‘un yanına oturdu. Rust ona, “Matematik Enstitüsünün Yahudilerin ayrılışı nedeniyle gerçekten neden bu kadar acı çektiğini” sordu. Hilbert, “Acı çekiyor mu? Artık yok, değil!” şeklinde cevap verdi.

Hilbert 1943’te öldüğünde, Naziler üniversite kadrosunu neredeyse tamamen değiştirdi, çünkü eski öğretim üyelerinin çoğu ya Yahudi ya da Yahudilerle evlenmişlerdi.

Hilbert’in cenazesine teorik bir fizikçi olan ve aynı zamanda Königsberg’in yerlisi Arnold Sommerfeld ve sadece ikisi akademisyen olan bir düzine insan katıldı. Ölümünden ancak 6 ay sonra tüm dünya onun öldüğünü öğrenebilmişti.

Göttingen’deki mezar taşına ise 8 Eylül 1930’da emekliye ayrıldığı Alman Bilim Adamları ve Hekimler Derneği’nde yaptığı bir konuşmada kullandığı Latin atasözü yazıldı; “Ignoramus et ignorabimus

“Wir müssen wissen.
Wir werden wissen.”

“Bilmeliyiz, Bileceğiz”

1892’de Hilbert, kendisinden 2 yaş küçük Königsberg’da tüccarlık yapan birisinin kızı olan Käthe Jerosch’la evlendi. Bu evlilikten 1893 yılında oğulları “Franz Hilbert” dünyaya geldi.

Hilbert’in oğlu Franz dünyaya geldiğinde zihinsel sorunlarla birlikte doğmuş. Doğumuyla birlikte yaşadığı ve hayatı boyunca teşhis edilmeyen bir akıl hastalığından muzdarip Franz, aynı zamanda Hilbert için çok büyük bir hayal kırıklığı oldu.

Akıl hastalığından muzdarip olması babasının üzdüğü kadar  Göttingen’deki matematikçiler arasında da üzüntüyle karşılandı.

Hilbert vaftiz edildikten sonra ve Prusya Evanjelik Kilisesi’nde bir Kalvinist olarak yaşamaya devam etti. Daha sonra kiliseyi terk etti ve agnostik oldu. Bu yüzden matematiksel gerçeğin, Tanrı’nın veya diğer bir a priori (verili olan bilgi) varsayımların varlığından bağımsız olduğunu savundu.

  • 1897 yılına gelindiğinde cisim kavramını ve cebirsel sayılar cisminin kuramını kurdu.
  • 1890 yıllarındaki ilk çalışmaları esnasında, cebirsel geometri ve modern cebirde önemli bir rol oynayan çok terimli idealleri kuramının temellerini atarak, invaryantlar kuramının temel kanunlarını ortaya koymayı başardı.
  • 1899 yılında, geometrinin temelleri üstüne araştırmalarının bit sentezi olan “Geometrinin Temelleri” adlı eserini yayınladı. Bu, matematiğin çeşitli bölümlerinde aksiyomlaştırma amacına yönelen birçok verimli çalışmaya yol açtı.

Somut görüntülere başvurmaktan uzak durmaya gayret eden Hilbert, noktalar, doğrular ve düzlemler şeklinde isimlendirdiği “Üç Nesne Sistemini” matematiğe kazandırdı.

Ne oldukları kesin olarak gösterilmeyen bu nesneler, 5 grupta toplanmış 21 aksiyomla açıklanan bazı ilişkiler ortaya koyar. Ait olma, sıra, eşitlik veya denklik, paralellik ve süreklilik aksiyomu bunlardandır. Bundan sonra, aksiyomlardan birinin veya öbürünün doğrulanmadığı geometriler kurdu. Temel terimleri kendilerine aksiyomlarla yüklenen özelliklerden başka özelikleri bulunmayan mantıksal varlıklar olarak ele aldı. Klasik matematiği savunmak ve ondaki apaçıklığı göstermek için Brouwer ile giriştiği tartışmalar, matematikte geniş biçimli incelemelere yol açtı.

1930’da Göttingen Üniversitesi’nden emekli olan Hilbert, aynı yıl Königsberg’in fahri hemşeriliğine seçildi. Hilbert’in bu seçim nedeniyle yaptığı Naturerkennen und Logik (Doğanın Anlaşılması ve Mantık) başlıklı konuşmasının son tümcesi şöyledir:

Wir müssen wissen, wir werden wissen. (Bilmeliyiz, bileceğiz.)

David Hilbert, 4 Şubat 1943 tarihinde 81 yaşındayken Almanya’nın Göttingen şehrinde hayatını kaybetti.



Bu habere de bakabilirisiniz

Topoloji Nedir?

Şimdi sizlere Topolojinin ne olduğuyla ilgili kısa bir bilgi verelim. Topoloji, matematiğin ana dallarından birisidir. ...

Mariam Kavakçı Kimdir?

Cumhurbaşkanı Danışmanlıklarına ise Mariam Kavakcı ve Serkan Taranoğlu atandı. Atama haberinin sonrasında ise Mariam Kavakçı’nın ...

David Hilbert’in Sonsuzluk Oteli

Sonsuzluk nedir? Bu sorunun cevabını vermek gerçekten de zor. Öyle ki hangi sayıyı ya da ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir