Ana Sayfa / Astronomi / Gün, Ay, Yıl Nasıl Bulundu? Anlamları Nereden Geliyor?

Gün, Ay, Yıl Nasıl Bulundu? Anlamları Nereden Geliyor?

Zaman insanlık tarihi için vazgeçilmez bir olgudur. Özellikle zaman algısının oluşmasının ardından çeşitli zaman söylemleri ve takvimler ortaya çıkmıştır. Özellikle tarihin ilk yıllarından bu yana çok sayıda takvim çeşidi farklı milletler tarafından kullanılmıştır.

Günümüzde kullanılan takvimlerin birçok ortak özelliği bulunmaktadır. Özellikle başta ay isimleri olmak üzere birbirine benzerlik yönünden çok fazla yönleri bulunmaktadır.

Peki bu evrensel adların nasıl ortaya çıktıkları hakkında fikriniz var mı.?

Şimdi ilk olarak zaman kavramının nasıl şekillendirildiğine bir göz atalım;

  • Bir yıl: 12 ay
  • Bir ay: 28-31 gün
  • Bir hafta: 7 gün
  • Bir gün: 24 saat
  • Bir saat: 60 dakika
  • Bir dakika: 60 saniye
  • Bir saniye: 100 salise

Yukarıda ki değerlerden de anlaşılacağı gibi tüm kavramlar birbirinin katı olarak değerlendirilmemektedir. Bundan dolayı zaman kavramları arasında çeviri işlemleri matematiksel taktik gerektiren bir duruma dönüşmektedir.

Örneğin, bir günün hangi nedenden dolayı 24 saat olarak kabul edildiğinin net ve kesin bir cevabı bulunamamaktadır. Buna en mantıklı cevabın ise “eski Mısırlıların zamanı 24 parça halinde kullanış olmaları” açıklamasını kullanabiliriz. Güneş ışınlarının düştüğü 4 ana bölgeyi, kendi içlerinde de 6’şar parçaya ayırarak 24 sayısı elde edilmiş oldu.

Bunlarla birlikte eski Mısırlılar, ayları 30 günlük ve yılı ise 360 günlük olan takvimleri de kullanmaktaydılar. 30, 60 ve 360 sayıları, Mezopotamya uygarlıklarında belli başlı sayılardı. Buradan hareketle, pek çok hesaplamada bu sayılar temel olarak kullanılarak hazırlanmaktaydı.

BİR GÜN NEDEN 24 SAAT?

Ayrıca “bir gün” diye isimlendirilen zaman diliminin neden dolayı “24 saat” olduğuyla ilgili kimsenin bir fikri bulunmuyor. Ama yapılan açıklamalarla birlikte kullanılan bu rakamın güneş saatini ilk kullanan Mısırlılardan kaynaklandığı düşünülmektedir.

Güneş saatinin çalışma prensibinden dolayı yere dikilen yüksek bir taşın gölgesi sabah batıya, akşam doğuya düşüyordu. Mısırlılar saat üzerinde meydana gelen bu arayı, altıya bölerek zaman dilimleri oluşturmuşlardı. Bundan dolayı bir günü toplamda 24 bölüme ayırmış oluyorlardı.

BİR YIL NEDEN 12 AYDIR?

12 rakamı günümüzde de çok farklı alanlarda kullanılabilmektedir. Özellikle çoğul ürünlerin derlenmesi için kullanılmakta ve 12’ye “düzine” ismi verilerek farklı yerlerde kullanımı sağlanmaktadır.

Bunun en büyük nedeni ise 12 sayısının 2, 3, 4 ve 6 ile bölüne bildiğinden kaynaklandığı düşünülmektedir.  zamanlar en çok kullanılan sayı birimi idi ki, bugün bile düzine adı altında sayı birimi olarak kullanılmaktadır.

Mısırlılar bununla birlikte 30 günlük ay ve 360 günlük yıl takvimini uyguluyorlardı.

Günümüzde bir dairenin 360 dereceye bölünmesinin nedeninin de bu olduğu zannediliyor.

DAKİKA VE SANİYE NASIL BULUNDU?

Günümüzden yaklaşık 3 bin sene önce, bugün Irak olarak isimlendirilen bölgede yaşayan, Babilliler ise 60 rakamını matematik sistemlerinde temel olarak almışlardı.

2, 3, 4, 6, 12, 15, 20 ve 30 ile bölünebilen ve 360′ı da bölen bu rakam dakika ve saniyenin birimi olarak alındı.

O dönemlerde onluk sistem, yani on yalnızca 2 ve 5′e bölünebi­len zavallı bir sayıydı.

Saniyenin bölümleri ise o devirlerde ölçülemiyordu, ölçülebilmeye başlandığında ise dünya ondalık sisteme geçmişti ve bu esas alındı.

NEDEN BAZI AYLAR 30 GÜN, BAZILARI 31 GÜN, BAZILARI 28 GÜN ÇEKER?

Romalılar M.Ö. 758 yıl 10 aylık takvim uygulamasına başladılar. Uygulamaya başlanan bu Roma takviminde aylar, gündüz ve gecenin eşit olduğu kabul ediliyordu.

Romalılar döneminde ayrıca uzun süreler boyunca “yaşamın başlangıç zamanı” olarak kabul görülen Mart ayından başlangıç ayı olarak kabul görmüştü.

AYLARIN İSİMLERİ NEREDEN GELİYOR?

O dönemde ki ay sıralaması ise şu şekildedir;

  1. Martius (Mart)
  2. Aprilis (Nisan),
  3. Maius (Mayıs),
  4. Junius (Haziran)
  5. Quintilis (Temmuz)
  6. Sextilis (Ağustos)
  7. September (Eylül)
  8. Actober (Ekim)
  9. November (Kasım)
  10. December (Aralık) idi.

Aylara verilen bu isimlerden

5. Quintilis (Temmuz)

6. Sextilis (Ağustos)

7. September (Eylül)

8. Actober (Ekim)

9. November (Kasım)

10. December (Aralık)

Bu ayların isimleri 5, 6, 7,8,9 ve 10 sayılarının Roma dilinde telaffuz ediliş şekliydi.

Yani Mart başlangıçlı takvime göre bu aylar, yılın 5′inci, 6′ncı, 7’nci, 8′inci, 9′uncu, ve 10 ‘uncu ayı olarak isimlendirilmekteydi.

Romalıların kullandıkları bu 10 aylık takvim içerisinde hesaba dahil edilmemiş 60 gün daha bırakılıyordu. Yedek olarak bırakılan bu 60 gün sonraki dönemlerde sorun teşkil etmeye başladığında ise , Janarius (Ocak) ve Februarius (Şubat) isimli iki ay daha ilave edilerek takvim tamamlanmış oldu.

Bununla birlikte yılın ilk ayı Martius (Mart), son ayı ise Februarius (Şubat) olarak belirlenmiş oldu.

AYLARIN GÜN SAYILARI NEDEN FARKLI

Bu dönemden yüzyıllar sonrasında M.Ö 46. yılda Roma imparatoru Julius Caesar (Sezar), büyük ihtimalle siyasi nedenlerden dolayı takvimde bazı değişikliklere gitti.

11 ayı 30 ve 31 gün olarak iki biçimde düzenledi, senenin son ayı olan Şubat’a ise 29 gün verdi, her 4 yılda bir Şubat’ a bir gün eklenmesini kabul etti.

Fakat bunun sonrasında nedendir bilinmez Janairus’u (Ocak) senenin ilk ayı olarak ilan etme kararı aldı. Bu kararın alınmasının ardından ise, her 4 senede bir eklenecek 1 günün, yeni düzenşemede yılın 2. ayı konumuna gelmesine rağmen Februarius’a (Şubat) eklenilmesine devam edildi.

Julius Caesar’ın beklenmedik bir şekilde ölümünün ardından, Romalılar çok sevdikleri imparatorlarının anısına Quintilis (Temmuz) ayının adını değiştirme kararı alarak “July” olmasını sağladı.

ŞUBAT NEDEN 28 GÜNDÜR?

Julius Caesar’ın ölümünün ardından tahta çıkan Augustus ise kendi şerefine, Sextilis (Ağustos) isimli ayı kendi ismi ile değiştirerek, bu aya August ismini verdi.

Fakat bu değişikliğin ardından ortaya başka bir sorun çıkmıştı. Sezar’ın ismi verilen ay yani “July (Temmuz)”31 gün, Augustus ‘un ismini verdiği ay ise 30 gün çekiyordu. Oraya çıkan bu sorunu yine imparatorun kendisi çözdü ve zaten 29 gün olan Şubat ayından bir gün daha alarak Ağutos’a ekleyiverdi. Bununla birlikte iki ay da eşitlenmiş bir hale gelmiş oldu.

Özellikle Ortaçağ’da kullanılan takvimler üzerinde o kadar çok oynama yapılmıştır ki, gerçekleştirilen bilimsel hesaplamalara göre, Hz. İsa’nın bugün kabul edilen Milattan, yani Hz. İsa’nın doğumundan yaklaşık olarak 6 sene önce doğduğu, 36 yıl yaşayıp Milattan Sonra 30 yılında öldüğü iddia edilmektedir.

Kaynaklar:

  • wikipedia
  • ilginchersey
  • blog

Bu habere de bakabilirisiniz

Kum Terapisi (Sandplay) Nedir?

Dr. Linda Cunningham, Dünya Çapında Sandplay Eğitimi sayesinde sandplay terapi sanatında ve biliminde profesyonel psikoterapistler ...

Nomofobi Nedir?

Nomofobi, cep telefonu yoluyla iletişimden kopmaktan korkma durumu için önerilen bir isimdir. Akıl sağlığında, tanımları ...

“White Power” işareti Nedir?

Yeni Zelanda’da yaşanan terör saldırısının ardından yeninden gündeme gelen “White Power” işaretiyle ilgili akıllara birçok ...