Ana Sayfa / Bilim - Teknoloji / İzlanda Penis Müzesi

İzlanda Penis Müzesi

İzlanda’nın başkenti Reykjavik’de bulunan Hamrahlid Koleji’nde, 26 yıl boyunca Tarih ve İspanyolca dersleri veren müzenin kurucusu Sigurður Hjartarson, 37 yıl öğretmen ve müdür olarak görev yaptı.

Çocuk yaştayken kendisine “boğa kamçısı” olarak kullanması amacıyla bir boğa penisi hediye edilmişti. 1974 yılında ise bu durumdan haberdar olan bir arkadaşı tarafından 14 tane daha penis hediye edildi. Sigurður ise bu 14 penisten 3 tanesini başka arkadaşlarına hediye etti.

Bu durumun ardından Sigurður, penis koleksiyonu yapmaya yöneldi. Durum çok iyi ilerliyordu hatta balina avcısı olarak yaşayan yakınları ona “balina penisi” getirmeye başlamıştır. Hızlı bir şekilde ilerleyen koleksiyon genellikle İzlanda’ya yakın bölgelerden yapılan bağışlar ve ufak satın almalarla ayakta duruyordu.

Bunlarla birlikte çiftlik hayvanlarının penisleri mezbahalardan temin edilirken, balıkçılar, yüzgeç ayaklılar ve küçük balinaların penislerinin tedarikini sağladılar. Daha devasa, büyük bedene sahip balinaların penisleri, ticari balina avcılığı yapanlar tarafından tedarik edilmekteydi.

 

 

 

Buna benzeyen bir boğa penisi, boğa kamçısı olarak kullanması için müzenin kurucusuna hediye edilmiştir. Bu olay, Sigurður’un penislere karşı kalıcı bir ilgi duymasına neden olmuştur.

Yalnız, 1986 yılında Uluslararası Balinacılık Kurulu’nun ticari balina avcılığına karşı küresel yasa oluşturarak yürürlüğe sokmasının akabinde koleksiyonun bir ayağı da eksilmiş oldu. Sigurður, balina avcılığının yasaklanmasının ardından, her sene İzlanda sahillerinde karaya vuran 12-16 balinadan toplamayı başardığı balina penislerini koleksiyonuna dahil etmeye devam etti.

Kutup ayısı penisini,  İzlanda’nın Kuzeybatısında yer alan Westfjords’da yüzen buz kütlesinde sürüklenen ve bir balıkçı tarafından vurulmuş kutup ayısından temin etti.

Sigurður’un ailesi bu durumdan arada sırada utansa da, ona destek vermeyi asla bırakmadı. Sigurður’un kızı Þorgerður, bir defasında örnek alabilmek için bir mezbahaya gönderilmesini ve işçilerin öğle yemeği molasınd mezbahaya gelmesini söyle anlatıyor:

“Birisi sordu, ‘Kovanın içinde ne var?’, ben de adama cevaben ‘Senin için bir daha asla toplamayacağım’ şeklinde yanıt verdikten sonra ‘Donmuş keçi penisi topluyorum.’ demek durumunda kaldım.” Sigurður, “Penis toplamak herhangi bir şey toplamak gibidir. Asla duramazsın, asla yetişemezsin, her zaman yeni bir tane, daha iyi bir tane alabilirsin.” şeklinde bir açıklamada bulundu.

Sigurður’un penis koleksiyonu, öğretmenlik görevinden emekliliğine kadar kolejde yer alan ofisinde devam etmekteydi. Bir işten çok hobi olarak yapma amacıyla koleksiyonunu İzlanda’nın başkenti Reykjavík’te halka açmaya karar verdi. Müzenin açılmasına destekler devam ediyordu hatta 1997 yılının ağustos ayında dbelediye meclisi tarafından 200.000 ISK hibe aldı.

  • ISK; İzlanda Kronu’nun kısaltılmış şeklidir. Makalenin yayınlandığı tarihte yaklaşık olarak 11238,73 TL’sına denk gelmektedir.

Kurulan müze ilk günden günümüze kadar sürekli ilgi odağı oldu. 2003 yılına kadar, 4,200’ü yurt dışından olmak üzere yıllık 5,200 turist müzeyi ziyaret etti. 2003 yılında müzenin satışına karar verdi fakat aynı zamanda müzeyi Reykjavik şehrine bağışlamayı da teklif etti. Ancak, devletten yada şehirden mali destek yardımı göremedi. 2004 yılında emekliliğe ayrıldığı dönemde, müzenin kirasını karşılayamayacak durumdaydı.

Emekliliğinin ardından tüm koleksiyonunu da yanına alarak Húsavík’e taşındı. Burası Reykjavik’in 298 mile (480 km) kuzeydoğusunda bulunan 2,200 nüfuslu bir balıkçılık köyüydü.

Yıllardır biriktirdiği koleksiyonunu, önceleri restoran olarak faaliyet halinde olan küçük bir binaya taşıdı. Müze, sokaktaki ahşaptan imal edilen dev penis ve caddeye koyulan taştan yapılmış bir penis ile dikkat çekici hale getirildi. Köy sakinleri, ilk olarak “köye penis müzesi kurma” düşüncesine kuşkuyla yaklaşıyorlardı ama müzeyle alakalı pornografik bir şey olmadığı hususunda ikna olduklarında bu fikri kabul ettiler.

2012 yılına gelindiğinde Sigurðsson, müzeyi oğluna devretti. Slate dergisi yaptığı bir haberde, Sigurðsson’un oğlu Hjörtur Gísli Sigurðsson için “dünyanın tek kalıtsal penis müzesi yöneticisi” tanımını yaptı. Müzenin devir işleminin ardından, Húsavík’ten Reykjavik’in ana alışveriş caddesi olan Laugavegur 116’ya taşındı. Müzenin Húsavík’teki eski binası günümüzde Keşif Müzesi’ne ev sahipliği yapmaktadır.

Zengin bir Alman iş adamı, koleksiyonu 30 milyon ISK (1700000,00 TL / 232,000$ / €186,000) vererek satın almayı ve Birleşik Krallığa götürmeyi teklif etti fakat yaptığı iki teklifi de reddedildi. Hjörtur, “Müzenin İzlanda’da olması gerek.” şeklinde açıklama yaparak müzenin İzlanda’da kalması hususunda ısrar etti. Hjörtur, yeni penisler almaya devam etmek istiyor, bunun nedenini de şöyle açıkladı: “Her zaman daha iyi, daha yeni … daha büyük yada daha iyi şekilli bir penis alabilirsiniz, bilirsin?”

İzlanda Üniversitesi’nde görev yapan antropolog Sigurjón Baldur Hafsteinsson’a göre, yeni seçilmiş neoliberal hükûmetin, eğlence anlayışına daha açık bir bakış açısı getirmesi ve turizmde herkese açık yeni fikirler geliştirilmesine olanak sağlamasının İzlandalıların müzeye hoşgörüyle yaklaşmasında etkisi vardır.

İzlandalıların müzeye hoşgörüyle yaklaşmaları, İzlanda toplumunun 1990’lardan bu yana nasıl değiştiğinin bir göstergesidir.

Koleksiyon

Müzenin internet sitesinde verilen bilgilere göre, koleksiyon 93 tür hayvandan alınmış toplamda 280 örnek bulunmaktadır. Dünyadaki en büyük penisten en küçük penise kadar uzanan bir penis çeşitliliği vardır.

Serginin en büyük parçası, 170 cm (67 in) uzunluğunda ve 70 kilogram (150 lb) ağırlığında olan, Iceland Review tarafından “Gerçek Moby Dick” unvanı verilmiş mavi balina penisidir. 170 cm uzunluğundaki bu örnek sadece penis başından oluşmaktadır, organın el değmemiş halinin uzunluğu yaklaşık 5 m (16 ft) ve ağırlığı 350–450 kilogram (770–990 lb) arasındadır. 2 mm (0,08 in) uzunluğundaki hamster baculumu koleksiyonun en küçük parçasıdır ve organı görebilmek için büyüteç gereklidir. Sigurður, koleksiyonla ilgili olarak, “Penis toplamakla geçen 37 yıl. Birisi bunu yapmak zorundaydı.” şeklinde konuştu.

Müzede bunlarla birlikte “mitolojik penislerin” yer aldığı bir “Folklor Bölümü” bulunmaktadır. Çevrimiçi katalogda ifade edilen türler; elfler, troller, kelpiler ve ” Snæfell’in kötü hayaleti”nden meydana gelmektedir. Sigurður, müzenin kataloğunda “olağan dışı büyük ve eski” olarak tanımladığı elf penisinin favorileri arasında yer aldığını ifade ediyor. İzlanda folklorunda elfler ve troller görünmez olduğu için penislerini de görmek mümkün değildir. Folklorik penisler bunlarla birlikte merman penisi, tek bacaklı, tek kollu ve tek gözlü bir canavar olan Beach-Murmurer penisi, Zenginleştirici Plaj Faresi penisi (sahibini zenginleştirmek için denizden para çeken fare) ve 1985’te bir dağın eteklerinde ölü bulunan ve penisi Reykjavik’in eski belediye başkanı tarafından müzeye hediye edilen bir İzlandalı Noel Beyi penisini de içermektedir.

Müze, İzlanda’da bulunan her memeliden penis örneği alarak sergilemeyi istemektedir. Müze, penis veya penisle alakalı olan sanat eserleriyle birlikte, boğaların testis torbalarından imal edilen abajurlar gibi “phallobilia“ları da bulundurmaktadır. İsa’nın sünnetini tasvir eden 18. yüzyılda yapılmış gravür ve 20. yüzyıldan kalma plastik penis emziği sergide yer alan diğer eserlerden bazılarıdır. Koleksiyonun tamamına yakını bağışçılar tarafından koleksiyona dahil edilmiştir. Bugüne kadar satın alınan tek şey yaklaşık 1 m (3,3 ft) uzunluğundaki fil penisidir. Kavanozlarda ya da duvara monte edilmiş şekilde sergilenen penisler, formaldehit içinde muhafaza edilir.

Sigurður, formaldehit kullanma, paklama, kurutma, istifleme ve tuzlama da dahil olmak üzere penisleri koruyabilmek adına çok farklı teknikler kullanmıştır. Boğadan alınmış, özellikle büyük bir boğa penisi bastona dönüştürülmüştür. Müzedeki pek çok sergi, Sigurður’un koç testislerinden yaptığı lambalarla aydınlatılıyor. Sigurður, müzenin etrafındaki çeşitli objeleri süsleyen, ahşaptan imal edilmiş penisler de oymuştur. Sigurður, özel günlerde giydiği, penis resimleriyle süslenmiş bir papyona sahiptir.

İnsan Penisi

Müze, uzun yıllar boyunca insan penisi elde etmek için çabaladı. Sigurður, iki ayrı bağışçıdan insan testisi ve prepüs elde etti; prepüs, acil bir sünnet operasyonunun ardından İzlanda Ulusal Hastanesi tarafından bağışlanmıştır.

Müzede, bununla birlikte, İzlanda millî hentbol takımındaki 15 oyuncunun penisinin heykeli bulunuyor. Takımın 2008 Pekin Olimpiyat Oyunları’nda 2. olmayı başararak gümüş madalya almayı hak etmelerinden ötürü, penisler gümüşle kaplanmış bir malzemeden imal edilmiştir. Penisler, hentbol takımı oyuncularının fotoğraftaki sıralamasından bağımsız bir şekilde sıralanmış olsa da, Sigurður, eşlerinin kocalarının penislerini tanıyacağını iddia ediyor. Slate dergisine göre, bu heykeller Sigurður’un kız kardeşi Þorgerður Sigurðardóttir tarafından takımın bilgisi dışında tasarlanmıştır, ve kendi deneyimlerine dayanmaktadır. Takımın kalecisi, heykellerin yapımında takımın penislerinin kalıplarının alınmadığını ifade etmiştir.

Çok büyük boyutlara sahip olan penisiyle ünlenen Amerikalı yazar ve aktör Jonah Falcon, The Huffington Post ile hayatını kaybetmesinin ardından müzeye bağışta bulunması için müze tarafından davet edildi.

Mayıs 2014’te, Falcon’un müze tarafından yapılan teklifi kabul ettiği açıklandı. Penisinin, yanında bir sperm balinası penisiyle sergilenmesini isteyen Falcon, İncil’de geçen “Yunus ve balina” hikayesine atıfta bulunulabileceğini düşündü.

Müze Koordinatları : 64.142952°K 21.915°B

By Kaynuka

Bu habere de bakabilirisiniz

Kum Terapisi (Sandplay) Nedir?

Dr. Linda Cunningham, Dünya Çapında Sandplay Eğitimi sayesinde sandplay terapi sanatında ve biliminde profesyonel psikoterapistler ...

Nomofobi Nedir?

Nomofobi, cep telefonu yoluyla iletişimden kopmaktan korkma durumu için önerilen bir isimdir. Akıl sağlığında, tanımları ...

Kambriyen Döneminde 5 Garip Hayvan – 3

Günümüzden 530 Milyon yıl önceki Kambriyen dönemini incelemeye devam ediyoruz. Bu dönemde yaşayan tuhaf türleri ...