Pusulasız Yön Bulma Yöntemleri? | Bilgi Yağmuru
Ana Sayfa / Nedir / Pusulasız Yön Bulma Yöntemleri?

Pusulasız Yön Bulma Yöntemleri?

Sizlere pusulasız yön bulmanıza yarayacak 10 farklı yöntemi anlatacağız. Özellikle doğayla iç içe olmayı seviyor ve sürekli olarak geziler düzenliyorsanız muhakkak yön bulma tekniklerini bilmeniz gerekiyor. Genellikle bu tür aktivitelere katılanlar yanlarında pusula bulundursa da, bazen aksilikler yaşanarak pusulanın olmadığı durumlarla karşı karşıya kalınabilir.

İşte bu durumda yine doğadan faydalanarak yönünüzü bulmanız gerekmektedir. Bu o kadar hayati bir önem taşımaktadır ki, doğru yöne gitmiyorsanız yanınızda ne kadar erzak olursa olsun hayatta kalma şansınız gittikçe düşecektir.

Yön bulma tekniklerini doğa yürüyüşüyle alakası olmayan, doğayla hiçbir bağlantısı olmayan insanların bile bilmesinde fayda var. Çünkü herhangi bir sebepten dolayı kaybolunduğunda yönünüzü bularak kurtulma şansınızı arttıracaktır.

1- PUSULA İLE YÖN BULMA

Geleneksel olarak normal şartlarda Pusula yardımıyla yönümüzü kolaylıkla tespit edebiliriz. Pusulanın iç kısmında bulunan ibre nereyi gösteriyorsa daima Kuzey yönünü işaret etmektedir. Pusulada yönler, İngilizce yön isimlerinin ilk harfleriyle belirtilir.

Kuzey N (North), Güney S (South), Doğu E (East) ve Batı W harfiyle gösterilmektedir.

Şimdi yanınızda pusulanız yoksa ne yapmanız gerekiyor onlara bakalım…

 

2- GÜNEŞ YARDIMIYLA YÖN BULMA

İlk olarak güneşin doğuşunun hangi taraftan olduğunu belirlemeniz gerekiyor. Bu şekilde otomatikman Doğuyu bulmuş olacaksınız. Bunun ardından elimizi iki yana açalım ama güneşin doğduğu tarafa yüzümüzü döndüğümüzden emin olmalıyız.

Bu konumu aldığınızda Yüzünüz Doğu – Arkanız Batı – Sol Eliniz Kuzey – Sağ Eliniz ise Güney yönünü gösterecektir.

 

3- MEZARLIKLARA BAKARAK YÖN BULMA

Bulunduğunuz bölgede mezarlık varsa ilk olarak orasının Müslüman mı yoksa Hristiyan mezarlığı mı olduğunu belirlememiz gerekiyor.

Eğer Müslüman mezarlığı ise mezarın baş kısmı batıyı gösterirken ayak kısmı ise doğuyu gösterir.

Hristiyan mezarlığı ise mezarın baş kısmı güney yönünü gösterirken ayak kısmı kuzey kısmını gösterir.

 

4- KARINCA YUVALARINA BAKARAK YÖN BULMA

Karınca yuvalarının ağız kısmına bakarak yön bulmak en iyi yön bulma yöntemleri arasında gösterimlektedir. Çünkü karınca yuvalarının ağız kısmı güneyi göstermektedir.

 

5- ÇUBUKLA YÖN BULMA

Çubukla yön bulmak için ilk olarak 1 metre uzunluğunda bir çubuk temin edilmelidir. 1 metre uzunluğunda bir çubuk bulduktan sonra yapacağınız şey çubuğu dik bir şekilde yere dikmek ve gölge yönünü izlemektedir.

Bilindiği üzere Dünya batıdan doğuya doğru dönmektedir. Eğer gündüz vakti bir cismin gölgelerinin uç noktaları gözlemlenirse bunlarında batıdan doğuya doğru bir doğrultu izledikleri anlaşılacaktır.

Gölgelerin bu özelliğinden yararlanılarak şekildeki gibi ince bir çubuk yere dik bir şekilde sabitlenir.

Ardından o anki gölgesinin sonlandığı yer taş gibi noktasal bir şeyle işaretlenir ve beklenir.

Zamanla gölge hareket eder. 15-20 dakika sonra yeni gölgenin sonu başka bir işaretle işaretlenir.

Daha sonra bu iki nokta düz bir çizgiyle birleştirilir.

Bu çizgi doğu-batı doğrultusundadır. İlk işaretin olduğu taraf batıyı, ikinci işaretin olduğu taraf doğuyu gösterir.

Eğer sol ayağımızı ilk işaretin üzerine, sağ ayağımızı ikinci işaretin üzerine koyarsak baktığımız yön kuzey, arkamız güneydir.

 

6- CAMİLERE BAKARAK YÖN BULMA

Camilerin mihrabının karşısındaki giriş yapısı devamlı kuzeyi gösterir. Hristiyanlar için ibadet yerlerinde kilisenin çanı, kilisenin batısında bulunur.

 

7- YOSUNLARA BAKARAK YÖN BULMA

Yosunlar ağaçların ve taşların kuzeyinde meydana gelmektedir. Yosunlara bakarak da yön bulabilir gideceğiniz yeri kolaylaştırabilirsiniz.

 

8- KUTUP YILDIZINA BAKARAK YÖN BULMA

Kutup yıldızı da, yön bulma işleminde kullanılan bir yöntemdir. Gece karanlık gökyüzünde kutup yıldızı görünürse, ön taraf kuzey yönünü işaret edecektir.

Farklı anlatımla:
Kutup Yıldızı’nı gördüğümüzde önümüz Kuzey, arkamız Güney yönünü gösterir.

Kutup Yıldızı şu şekilde bulunur : Büyük Ayı ve Küçük Ayı yıldız kümeleri bulunur. Bu yıldız kümeleri diğerlerine göre geometrik bir diziliş gösterirler. Büyük Ayı Yıldız Kümesi’nin 6. ve 7. yıldızları doğrultusunda çizilecek çizgi (takip edilecek doğrultu) ve bu iki yıldızın arasındaki mesafenin 5 katı kadar ötesinde daha büyük ve daha parlak bir yıldız bulunur. İşte bu Kutup Yıldızı’dır. Kutup Yıldızı aynı zamanda Küçük Ayı Yıldız Kümes’nin de 1. yıldızıdır.

 

9- SAAT YARDIMI İLE YÖN BULMA

Güneşli bir günde bileğimizdeki saat yardımı ile yön tayin edebiliriz Saatin akrebi güneşe döndürülür Saatin 12 rakamı ile akrebin oluşturduğu açının açı ortayı Güney-Kuzey Hattıdır Güneş tarafı güney yönüdür.

 

10- GÜNEŞİN HAREKETİNE GÖRE YÖN BULMA

a. Güneş sabah 06.00 da doğudadır.
b. Güneş saat 09.00 güneydoğudadır.
c. Güneş saat 12.00 da güneydedir.
d. Güneş saat 15.00 da Güney batıdadır
e. Güneş saat 18.00 da batıda olur

Ankara ilk çağlardan itibaren, farklı medeniyetlerin hüküm sürdüğü bir coğrafya ve sürekli bir yerleşmeye sahne olan bir kent… Bugünkü Ankara kentinin kapladığı bölge ve çevresinde yapılan araştırmalar sonucundaki arkeolojik buluntular, Paleolitik dönemden başlamak üzere, Neolitik ve Bakır Çağı boyunca bölgede devam eden toplu yaşamın kültür değerleri olarak kabul edilmişlerdir. Dolayısıyla şehrin yerleşik düzeni çok eskilere dayanmaktadır fakat bütün arkeolojik bulgulara rağmen şehrin kim tarafından ve ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir.
Ankara ve çevresinin Hititler tarafından ele geçirildiği ve bölgede yerleşik düzene geçtikleri düşünülmektedir. Mürted ovası yakınında Bitik’te bir Hitit yerleşmesi saptanmış ve yapılan kazıda eski Hitit dönemine ait bir yerleşim yeri açığa çıkarılmıştır. Ayrıca, Ankara’nın 60 km güneybatısındaki Gavurkale kalıntıları da Hitit döneminin izleri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Hititlerden sonra bölgeye, Frigler hakim olmuştur. Kentteki ilk önemli yerleşmenin Frigler döneminde olduğu tahmin ediliyor. Eski çağ kaynaklarında, efsanelerde, Ankara’nın kurucusu olarak Frig Kralı Midas kabul edilir. Frigler, bölgeye “gemi çıpası” anlamındaki “Ankyra” ismini veriyorlar. Frigler’in başkenti olan Gordion, bugünkü Polatlı ilçesi sınırları içerisinde yer alan Yassıhöyük Köyünde yer almaktaydı.
Friglerden sonra, Ankara ve çevresi, Lidyalıların eline geçmiştir. Lidyalılardan sonra bölgede, Persler egemen olmuştur. Lidya ve Pers döneminde, “Ankyra”ya ilişkin bilgilerimiz sınırlı olsa da, dönemin tamamına ilişkin bilgiler, Ankara’nın önemini göstermektedir. Pers Kralı I. Dareios döneminde yapılmış “Kral Yolu”nun Ankara’dan geçmesi, kenti ticari ve askeri açıdan önemli merkezlerden biri haline getirmişti.
Makedonya Kralı Büyük İskender’in Doğu’ya yaptığı seferler sonucunda bölgede, Persler’den sonra Makedonyalılar hakimiyet kurar. Kaynaklarda, İskender’in, Gordion şehrinden geldiği ve bir süre bölgede ikamet ettiği belirtiliyor. M.Ö. III. yüzyılda yöreye, Galatlar yerleşir. Ankyra, Galat akıncılarının bir boyu olan Tektosagların başkenti olur.
Roma İmparatoru Augustus’un M.Ö. 25’te, Galatya’yı Roma egemenliği altına alması üzerine, Ankyra, Roma’nın eyaleti Galatya’nın başkenti olmuştur. Bu süreçte, bölge, önemli askeri bir üs haline gelir.
Roma İmparatorluğu’nun ikiye bölünmesinden sonra kent, Doğu Roma İmparatorluğu’nun sınırları içerisinde kalmıştır. Ankara, Bizans döneminde de askeri ve lojistik önemini korumuştur. Bizans döneminde, birçok hakimiyet mücadelesine sahne olan Ankara, çeşitli hakimiyet kurma girişimlerine rağmen 1073’e kadar Bizanslıların hakimiyeti altında kalmıştır.
Selçuklu Hükümdarı Alparslan’ın 1071’de gerçekleşen Malazgirt Meydan Muharebesinde kazandığı zafer ile Türklerin Anadolu’daki kitlesel yerleşimleri başlamıştır. Selçuklular, 1073’te, Malazgirt Zaferinden iki yıl sonra, Ankara’yı feth etmişlerdir. Malazgirt’ten sonra, kent birçok kez Selçuklular, Danişmentliler ve Bizanslılar arasındaki hakimiyet mücadelesine sahne olmuştur. Sultan Alaeddin Keykubat’ın hüküm sürdüğü dönem, Selçukluların en parlak devridir ve kentbu dönemde, büyük imar çalışmalarına sahne olmuştur.
Moğolların Anadolu’yu istilasının ardından, 14. yüzyıl başlarında kent İlhanlıların hakimiyeti altına girmiştir. Kent, Osmanlılar’a geçmeden önce bir süre Ahiler tarafından yerel bir yönetimle yönetilmiştir. Selçuklu Beyleri arasındaki güç savaşları ve Haçlı Seferleri sebebiyle sekteye uğrayan Türkleşme sürecinde önemli rol oynamışlar ve başta Ankara olmak üzere, Anadolu’nun Türkleşmesine katkıda bulunmuşlardır.

Bu habere de bakabilirisiniz

Tharki Chokro Şarkısının Türkçesi! Pk Filmi

Hovarda Çocuk (Tharki Chokro) Ey kardeşler, renkli bir misafir geldiKız ve erkek arasında ayrım yapmıyorO ...

Oral Kontraseptif Nedir?

Oral Kontraseptifler yani ağız yoluyla alınan haplar, kadın cinsel horrnonlarının (östrojen, progesteron) belirli oranlarda ihtiva ...

Kontraseptif Ne Demek?

Kontraseptif, hamile kalmanın önüne geçmek maksadıyla kullanılan araçlar ve gerçekleştirilen cerrahi girişimlerin bütününe verilen isimdir. ...

malatya bayan escort bursa bayan escort antalya bayan escort konya bayan escort 
takipçi satın al instagram takipçi satın al twitter takipçi satın al tiktok takipçi satın al youtube abone satın al facebook takipçi satın al twitch takipçi satın al porno izle